
Uzun süredir Türkiye'deki bazı medya kuruluşlarında ve sosyal medya platformlarında, aralarında iktidardaki AKP'ye yakınlığıyla bilinen bilgi kaynaklarının da bulunduğu mecralarda Azerbaycan hakkında gerçeği yansıtmayan, taraflı, karalama ve iftira niteliğinde bilgilerin yayıldığı gözlemleniyor.
Yeni Azerbaycan Partisi (YAP), Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) milletvekillerinin Azerbaycan hakkında dile getirdiği görüşlere ilişkin yayımladığı açıklamada bu hususa dikkat çekti.
Açıklamada, YAP ile AKP arasındaki ortaklık ilişkileri ve Azerbaycan ile Türkiye halklarını birleştiren tarihî kardeşlik ve dostluk bağları dikkate alınarak bugüne kadar bu tür olaylar karşısında itidalli davranıldığı vurgulandı. Amaçlarının, bazı çevrelerin sorumsuz davranışlarının iki devlet ve halk arasındaki ilişkilere olumsuz yansımasını önlemek olduğu belirtildi.
Ancak son dönemde Azerbaycan'a yönelik bu bilgi kampanyasının daha saldırgan, sistematik ve açıkça iftira niteliği taşıyan bir hâl aldığı, özellikle Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı sıfatını taşıyan bir kişinin ve iktidardaki AKP milletvekillerinin de bu kampanyaya katılmasının konuya açıkça tepki gösterilmesini gerekli kıldığı ifade edildi.
Öncelikle Azerbaycan-İsrail ilişkilerinin kasıtlı olarak çarpıtılması, bu ilişkilere sözde istisnai bir nitelik atfedilmesi ve buradan hareketle Azerbaycan'a karşı siyasi suçlamalarda bulunulması girişimlerinin kesin bir dille reddedildiği belirtildi. Açıklamada, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin İsrail ile uluslararası hukuk normlarına ve karşılıklı çıkarlara dayanan olağan devletlerarası ilişkilere sahip olduğu kaydedildi.
Azerbaycan'ın Filistin konusundaki tutumunun ise tutarlı, açık ve ilkeli olduğu vurgulandı. Ülkenin Filistin halkının meşru haklarını sürekli desteklediği, Filistin'e mali ve insani yardımlarda bulunduğu ifade edildi. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Başbakan Muhammed Mustafa'nın farklı tarihlerde Azerbaycan'ı ziyaret ettiği, Filistin Devleti'nin Azerbaycan'daki büyükelçiliğinin faaliyetlerinin de Azerbaycan devletinin mali desteğiyle sürdürüldüğü hatırlatıldı.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in uluslararası platformlarda defalarca Azerbaycan'ın Filistin meselesinin uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler'in ilgili kararları temelinde, Doğu Kudüs'ün Filistin Devleti'nin başkenti olması şartıyla “iki devlet” ilkesi doğrultusunda çözülmesini desteklediğini açıkladığı belirtildi. Azerbaycan'ın Gazze'de yaşananlara ilişkin tutumunun da insani değerlere, sivillerin korunmasına ve uluslararası hukuka dayandığı ifade edildi.
Açıklamada, Azerbaycan'ın İslam dünyasıyla ilişkilerinin siyasi konjonktürden değil, karşılıklı saygı, eşitlik ve dayanışma ilkelerinden kaynaklandığı belirtildi. Ülkenin İslam dayanışmasının güçlendirilmesine yaptığı katkıların Müslüman ülkeler tarafından takdir edildiği, 2027 yılında İslam İşbirliği Teşkilatı'nın bir sonraki Zirvesi'nin Azerbaycan'da düzenlenmesinin öngörülmesinin de ülkeye duyulan uluslararası güvenin göstergesi olduğu kaydedildi.
İslam'ın temel ilkeleri arasında adalet, eşitlik, karşılıklı saygı ve dayanışmanın önemli yer tuttuğu hatırlatılarak, İslam dünyasında hiçbir devletin diğer Müslüman halklara kendi iradesini dayatma, onların iç işlerine müdahale etme veya kendisini diğerlerinden üstün görme hakkının bulunmadığı vurgulandı. Müslüman dünyasının birliğine hizmet etme iddiasının hegemonya eğilimleriyle değil, eşit haklara dayalı iş birliği ve karşılıklı saygıyla ortaya konulması gerektiği ifade edildi.
Azerbaycan halkının tarih boyunca emperyalizme, sömürgeciliğe ve yeni sömürgeci yaklaşımlara karşı çıktığı, bu ilkesel tutumun bugün de değişmediği belirtildi.
Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın ve iktidardaki AKP milletvekillerinin konunun özünü, Azerbaycan'ın anayasal yapısını ve ülkedeki din ve inanç özgürlüğünün hukuki temellerini dikkate almadan popülist ve sorumsuz açıklamalar yapmasının ciddi üzüntü yarattığı kaydedildi. Bu tür açıklamaların Azerbaycan-Türkiye kardeşlik ilişkilerinin ruhuna aykırı olduğu ve kamuoyunda yapay bir gerginlik yaratabileceği ifade edildi.
Açıklamada, Azerbaycan halkının millî, manevi ve dinî değerlerine tarih boyunca büyük saygı gösterdiği vurgulandı. Ülkede din ve inanç özgürlüğünün Anayasa ile güvence altına alındığı, devletin bütün dinlerin mensuplarına eşit davrandığı ve dinî çeşitliliği toplumun zenginliği olarak gördüğü belirtildi.
Eğitim alanında uygulanan kuralların ise eşitlik, laiklik, hukukun üstünlüğü ve tüm vatandaşlar için eşit fırsatların sağlanması ilkelerine dayandığı kaydedildi. Azerbaycan Anayasası'nda ülkenin laik bir devlet olduğunun belirtildiği, aynı ilkenin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda da yer aldığı hatırlatılarak, Azerbaycan'ın laik devlet yapısının ve eğitim politikasının siyasi manipülasyon konusu yapılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Türkiye'de dinî ve laik değerler etrafında yürütülen siyasi tartışmaların toplumdaki kutuplaşmayı derinleştirdiği ifade edildi. Başörtüsü gibi hassas meselelerin siyasi manipülasyon ve ayrıştırma aracı olarak kullanılmasının ne Türkiye halkının birliğine ne de genel olarak Müslüman dünyasının dayanışmasına hizmet ettiği belirtildi. Bu tür meselelerin Azerbaycan'a karşı siyasi baskı aracı olarak kullanılmasının ise özellikle kabul edilemez olduğu kaydedildi.
YAP, AKP iktidarını bu zararlı siyasetten kaçınmaya çağırdı.
Açıklamada ayrıca, bazı bilgi kaynaklarında Azerbaycan Cumhurbaşkanı ve Muzaffer Başkomutan İlham Aliyev'in şahsına yönelik dile getirilen hakaret, karalama ve iftira niteliğindeki ifadelerin Azerbaycan kamuoyunda haklı tepkiye yol açtığı belirtildi.
Millî Lider Haydar Aliyev'in ortaya koyduğu “Bir millet, iki devlet” ilkesinin Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin manevi ve siyasi temelini oluşturduğu hatırlatıldı. Ancak bu tarihî ifadenin özünün çarpıtılmasına izin verilmemesi gerektiği vurgulanarak, burada söz konusu olanın bir millet ve iki bağımsız devlet olduğu ifade edildi. Bu ilkenin hiçbir şekilde bir devletin diğerinin iç işlerine müdahale etmesine veya kendi siyasi ve ideolojik yaklaşımlarını diğerine dayatmasına gerekçe oluşturamayacağı kaydedildi.
Azerbaycan halkının yüzyıllar boyunca bağımsızlık arzusuyla yaşadığı, devletini yeniden kurduğu ve bugün Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in liderliğinde bağımsız iç ve dış politika yürüten egemen bir devlette yaşadığı belirtildi.
Yeni Azerbaycan Partisi, AKP temsilcilerinin, özellikle de üst düzey devlet görevlerinde bulunan kişilerin açıklamalarında siyasi sorumluluk göstermeleri; Azerbaycan Cumhuriyeti'nin egemenliğine, anayasal yapısına ve iç işlerine saygı duymaları gerektiğini vurguladı.
Açıklamanın sonunda, Türkiye'deki ilgili siyasi çevrelerin bu tür sorumsuz açıklamalardan gerekli sonuçları çıkaracağına ve Azerbaycan-Türkiye ilişkilerine zarar verebilecek adımlardan kaçınacağına dair umut dile getirildi.
Tətbiqimizi yükləyə bilərsiniz